Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi’ne katılmamasıyla ilgili tartışmalar devam ediyor. Bu durumun arka planını Aliyev’e yakın olan APA Azerbaycan ajansı kaleme aldı.

‘ASILSIZ VE ÇİRKİN BİR KAMPANYA YÜRÜTÜLÜYOR’

“Aliyev Türkiye’ye neden gitmedi” başlıklı önceki akşam yayımlanan yazıda, “Resmi protokol gerekçesi (FIFA U15 Dünya Kupası ödül töreni) dışında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Türkiye’ye gitmemesi hakkında daha geniş bir değerlendirme yapmak mümkün. Bir aydır Türkiye’de Azerbaycan’a, liderine, halkına ve devletine karşı asılsız ve çirkin bir kampanya sürdürülüyor. Aslında bu kampanya son bir ayda yoğunlaşmış olsa da kökleri çok daha öncelere dayanıyor.” ifadeleri yer aldı.

Son üç yıldır Türkiye’de Azerbaycan sürekli hedef alınmakta ve bunun temel sebebi Azerbaycan-İsrail işbirliğidir. Kampanyayı yürütenler, Azerbaycan’ın dış politika ve ekonomik ilişkilerini Türkiye’nin taleplerine uygun şekilde belirlemesi gerektiğini savunuyor. Böyle bir mantıkla hareket edenlerin görüşüne göre Bakû, Ankara’nın etkisi dışına çıkmamalıdır. Bu tutum ise Azerbaycan’a yönelik aşağılayıcı ve hakaret içeren bir yaklaşım sergilemekte; aynı zamanda ‘Bir millet, iki devlet’ ilkesinin tamamen yanlış yorumlanmasıdır.” denildi.

‘TÜRKİYE İSRAİL İLE İŞBİRLİĞİNİ YALANLAMADI’

Makalede buna karşılık olarak, “Türkiye’nin İsrail ile kurduğu işbirliğine dair pek çok somut olgu mevcut ve bunların hiçbiri resmi olarak yalanlanmadı. Böyle bir durumda Azerbaycan’a yönelik eleştiriler neden dikkate alınsın?” şeklinde ifade edildi. Eylül ayında BM Genel Kurulu’nda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu konuşurken Azerbaycan temsilcisinin salondan çıkmamasına yönelik eleştiriler hatırlatıldı.

‘EN AĞIR DARBE KARDEŞTEN GELDİ’

Başörtüsü meselesindeki rahatsızlığın en üst seviyeye çıktığı vurgulandı: “Azerbaycan Bakanlar Kurulu’nun tek tip okul kıyafetine ilişkin kararının ardından kampanya, daha önce görülmemiş boyutlarda sertleşti; neredeyse Türkiye’nin medya ve sosyal medya gündeminin ana konusu haline geldi. Ülkeye ve yönetimine dair daha önce eşi benzeri görülmemiş eleştiriler yapıldı. Azerbaycan bu saldırıyı İran’dan beklerken, en ağır darbeyi kardeş olarak gördüğü Türkiye’den aldı; bu darbeyi ise iktidardaki AKP ve onun destekçisi olan İslamcı-Nurcu gruplar gerçekleştirdi.”

‘İKTİDAR RADİKAL DİNDARLIĞI TEŞVİK EDİYOR’

Makalede şöyle denildi: “Gerçek şu ki farklı dönemlerde yaşanan çeşitli sorunlar, ikili ilişkilerdeki anlaşmazlıklar, çelişkiler ve gerginliklere rağmen hiçbir ülkeden Azerbaycan’a böyle ağır sözler ya da hakaretler gelmemiştir. Bu durum, Türkiye toplumunun hurafelere kapıldığını ve gerileyerek ilerleme kaydedemediğini göstermektedir. Günümüzde Türkiye toplumu oldukça ciddi bir kutuplaşma sorunu ile içsel çelişkilerle karşı karşıyadır. İktidar kendi hedeflerine ulaşmak için radikal dindarlığı teşvik etmekte ve devletin temellerini sarsabilecek akımlara alan açmaktadır.” şeklinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP yönetimi eleştirildi.

‘SAĞLIKLI İLİŞKİ KOLAY OLMAYACAK’

Türk basınında başörtüsü meselesinin “çarpıtılarak” aktarıldığı iddia edilirken, “Resmi Ankara bu sürece zamanında müdahale edemedi ve bazı adımlar atmaya çalıştı ama bunlar pek etkili olamadı. Eğer Ankara zamanında adım atsaydı kışkırtıcılığın önüne geçilebilir, seyirci konumunda kalınmazdı; bu noktaya gelinmezdi. Maalesef planlı sistematik kampanyaların sonucunda Türkiye’de artık Azerbaycan’a karşı sağlıksız bir yaklaşım oluşmuş durumda; bu ilişkileri yeniden sağlıklı hale getirmek ise kolay olmayacak.” ifadelerine yer verildi.

‘DIPLOMASIDE HER ŞEY KARŞILIKLI’

Aliyev’in zirveye katılmamasına tekrar vurgu yapılarak, “Burada olağan dışı ya da büyütülecek bir durum yok” denildi. Erdoğan’ın Temmuz 2024, Mayıs 2026 tarihleri ile son olarak bu ay içerisinde Azerbaycan’daki CICA Zirvesi’ne katılmaması hatırlatıldı: “Diplomaside her şeyin karşılıklı olduğunu unutmamak gerekir. Son gelişmeler sırasında Azerbaycan toplumu Türkiye’deki bazı çevrelerin gerçek yüzünü görmüş oldu; bu da bazı konulara yaklaşım şeklinin değiştirilmesini zorunlu kılıyor. Artık ikili ilişkilerde rasyonellik önem kazanıyor; dostluk ve kardeşlik devam etse de herkesin kendi devleti ve çıkarları var.” şeklinde ifadeler yer aldı.

Aliyev’in zirvede bulunmaması olumlu bir karar olarak değerlendirilirken makale şu şekilde sonlandırıldı: “Ancak bu durum, Azerbaycan’ın TDT’den uzaklaştığı ya da faaliyetlerini yavaşlattığı anlamına gelmiyor. Unutulmamalıdır ki Azerbaycan TDT’nin kurucularındandır; teşkilatın gelişmesi için büyük çaba sarf etmiş olup bunu sürdürecektir.”

AZERBAYCAN’DA 29 EKİM KUTLANDI

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Azerbaycan’da da kutlandı. Azerbaycan-Türkiye Parlamentolararası İlişkiler Çalışma Grubu Bakû’deki Mustafa Kemal Atatürk Anıtı’nı ziyaret etti. Heyet anıta çiçek bırakarak Cumhuriyet’in kurucusu Atatürk’ü saygıyla andı. Ayrıca Türkiye’nin Bakû Büyükelçiliği bayram dolayısıyla bir resepsiyon düzenledi; etkinliğe Azerbaycan Dijital Kalkınma ve Ulaştırma Bakanı Reşad Nebiyev de katıldı.